Davetsiz Hayat'a hoşgeldiniz, 16 Kasım 2017

Evcil Hayvanlarımızı Aşılatmak Gerçekten Gerekli mi?

 

Merhaba sevgili davetsizhayat.com okurları. Bu yazımızda birçoğumuzun merak ettiği ve net bir düşünceye sahip olamadığı evcil hayvan aşılamaları hakkında birkaç bilgi vereceğiz. Buradaki yazılanlar tamamen bilgilendirme ve hayvan ve insan sağlığı açısından görülebilecek riskleri önlemenin önemi hakkındadır.

Bu konuda hayvan severlerin bizlere en sık yönelttiği soru ve yorumları şu şekilde sıralamaya çalışacağım:

Benim kedim evden hiç çıkmıyor, iç ve dış parazit kapması mümkün mü?

Aşılar hayvanlara gereksiz yapılıyor ve içinde zararlı maddeler var yaptırmak istemiyorum.

Hayvanıma 5 senedir hiç bir uygulama yaptırmadım, hiçbir problemi yok.

Köpeğim 12 yaşında, daha ne hastalığı kapacak da aşı yaptırayım?

Aşı ücretleri çok pahalı, Veteriner Hekimler para kazanmak için bizleri korkutuyor.

Gibi yüzlerce görüş ve soru sıralanabilir. Fakat soruların genel köküne inecek olursak, birçoğu maddiyat üzerine, büyük bir kesimi çok bilmişlik üzerine, bir bölümü de hayvanı için gerçekten hangisinin doğru olup olmadığını bilmemek üzerine kuruludur. Burada hiçbir hayvanseverin yergisi elbette yapılmayacak ama, herkes elini vicdanına koyup bu soru köklerinin sebeplerinden bir miktar arınarak objektif bakmayı denemelidir.

Aşının tanımını yapacak olursak; hastalıklara karşı bağışıklık sağlama amacı ile insan veya hayvan vücuduna verilen, zayıflatılmış hastalık virüsü, hastalık etkeninin parçaları veya salgıları ile oluşturulan çözeltidir.(Vikipedia) Aşının temel amacı, vücut savunma sistemine hastalıkların etken maddelerinin tanıtılarak, enfeksiyon oluşturabilecek bakteri, virüs, mantar gibi mikrobik canlıların vücuda girişinde, daha önceden oluşturulmuş savunma mekanizmalarının hızlıca devreye girmesi, giren o etkene yönelik savaş vermesi ve etkenin vücuda zarar vermeden elimine edilmesini sağlamaktır.

Evcil hayvanlarımıza(kedi ve köpek başta olmak üzere) uygulanan aşı türleri genel olarak hızla yayılan, ölümcül tehlike arz  eden, insan sağlığını da tehdit edebilen hastalıkları önlemek amaçlı olan aşılardır.

Bu bilgiler ışığında yukarıdaki soruları cevaplandırarak ilerlemek konumuzu dağıtmamak ve soruları netleştirmek açısından işimizi kolaylaştıracaktır:

Hayvanı sürekli evde bulunan insanlar genelde hayvanının herhangi bir rahatsızlık kapmayacağını düşünürler ve en genel yanılgılardan birisi budur. Çünkü evimiz ne kadar düzenli ve temiz bile olsa, evet hayvanımızın evde birçok hastalığı kapması mümkündür. Bunun en büyük sağlayıcıları da taşıyıcı olarak biz, insanlardır. Bunun birçok ihtimali mevcuttur. Örneğin sokaktaki bir hayvanla temas kurarak hastalık etkenini evinizdeki hayvanınıza bulaştırabilirsiniz. Evinizin penceresini açtığınızda içeriye birçok mikrobiyal etken hava ve transport yolu ile girebilir. Özellikle çiftleşme dönemlerinde kedilerin yapamayacağı şey neredeyse yoktur. 8. kata yangın merdiveninden tırmanıp kedinizle çiftleşen bir başka kedi olması sizi şaşırtabilir. Fakat yaşanmış ve ihtimali olan gerçeklerdir hepsi. Ayrıca özellikle yaz dönemlerinde birçok haşere evlerimize hücum etmektedir. Haşereler aracılığıyla taşınan mikrop ve parazitler de evdeki hayvanınızın sağlığını ve hatta sizin sağlığınızı tehlikeye atmaktadır.

Aşının tanımında da belirtildiği üzere aşının temel prensibinde hastalıkların inaktif halleri veya onların ekstraktları yer almaktadır. Aşıların fabrikasyon süreçleri tabii ki Veteriner hekiminizin kontrolünde değildir ve ilaç piyasası ne yazık ki acımasızdır.Aşılar içersinde de birçok ilaç gibi koruyucu katkı madde ihtivasyonu vardır elbette.Bu da bir çeşit gereklilik olarak görülmelidir.Çünkü bu ürünün belli bir süre saklanması gerekmektedir.Dünyadaki tüm hayvan sahipleri hayvanlarını aynı gün aynı saatte aşılatmıyor sonuç itibarı ile. Bunları kabul etmekle beraber, birçok sağlık kuruluşu bahsettiğimiz ürünleri denetlemekte ve piyasaya sürülebilmesi için onay vermektedir. Bu noktada Paracelsus’un ünlü sözünü hatırlamak gerekir: ”Her madde zehirdir. Zehiri ilaçtan ayıran dozdur.” Yani uygulatığınız 2 cc’lik aşının içindeki 0.03 miktarındaki bilmeme maddesinin hayvanınızın vücuduna zarar vermesi ihtimali çok düşüktür. Bunun yanındaki koruyuculuk katsayısı bunun bir hayli üzerindedir ve inanın korktuğunuz bu katkı maddelerinin vereceği maksimum zarar, aşılatmadığınız hayvanınızın o mikrobu kaptığında uğrayacağı zararın milyonda biri kadardır.

Birçok insan hayvanının hiçbir müdahalede bulunmadan mutlu, mesut ve sağlıklı yaşadığını söylemektedir. Bu mümkündür de zaten. Fakat bu durum hayvanınızın 5 sene + 3 gün sonra bir enfeksiyon kapmayacağının garantisi olamaz. Bazı hayvanların savunma mekanizmaları ve bünyeleri diğerlerine göre daha güçlü olabilir. Belki de bir enfeksiyon subklinik seyretmiş ve siz farkına varmadan hayvanınızın vücudu kendisini savunmuş ve yok etmiş de olabilir. Ama bu durum asla sonsuza kadar sürecek diye bir kaide de maalesef yok.

Hayvanların yaşlanması da tıpkı insanlar ve yaşayan diğer tüm canlılar gibidir. Doğar, yaşar ve ölürüz. Ve hepimizin bildiği üzere yaşlı bir vücudun savunma mekanizmaları bir genç hayvana göre oldukça zayıftır. Ve bu tez sonuna kadar yanlıştır. Esas o yaştan sonra aşılamaların önemi daha da artar. minicik bir kalp kurdu enfeksiyonu dağ gibi köpeğinizi ölüme götürebilir örneğin. Ya da minicik bir keneden kapacağı Ehrlichia Canis kan paraziti hayvanınızı derbeder edebilir. Bahaneler içersinde en mantıksız olanı takdir edersiniz ki budur.

Aşı ücretleri konusunda miktar belirtmeksizin konuşmak gerekirse, size bir ikili durumdan bahsetmemiz gerekir. Aşılama için ödenen maddi külfet x olsun. X bedelini ödedikten sonra hayvanınız yaptırdığınız o aşı sayesinde, o hastalık veya hastalıklara karşı bağışık olacak ve sağlığı bozulmayacak. Tam tersini düşündüğümüzde, hayvanınıza aşı yaptırmadınız ve o etken hayvanınızı hasta etti. Tedavi masrafları en az 3x bedelinde olacaktır ve işin kötü yanı hayvanınız ölümcül bir risk altında kalmış olabilecektir. Tabii sizin için de geçerli bu durum. Kendi köpeği tarafından ısırılıp kuduz olan birçok beşeri vaka vardır. Üstelik fiyatlar bahsedildiği üzere destelerce paralar değil ortalama cüzi miktarlardır. Hayvanınız sizin sorumluluğunuzdadır ve bu sorumluluklardan birisi de onların maddi sağlık ve beslenme ihtiyaçlarını karşılamaktır. Birçoğumuz sigara, alkol v.b zararlı ve gereksiz maddi külfeti olan harcamalar yapmaktayız. 1 sene içersinde Veteriner hekiminize aşılamalar için ödediğiniz ücretler gözünüzde çok fazla büyümesin. Üstelik burada şöyle bir nüans var. Veteriner hekime karşı bir güvensizlik öngörüsüdür bu durum. Fakat şunu söylemeliyim ki, başta verdiğim metafora göre, Veteriner hekiminiz daha fazla para kazanmak için aşılamalara sizi zorluyor olsa, çok mantıksız olur. Zira siz aşılamalara X bedeli öderken, tedavi masrafları 3X’ten başlamaktadır. Ve eğer Veteriner hekiminiz gerçekten sizi yolmaya çalışsaydı, aşılamanızı değil tam tersini önerirdi.

Soru ve görüşleriniz için yorumlarınızı bekliyorum.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz