Davetsiz Hayat'a hoşgeldiniz, 17 Kasım 2017

Hamilelikte tadınız tuzunuz kaçmasın

Bu dönemde yaygın olarak görülen aşırı tuz ve şeker kullanımı, hem anneye hem de bebeğe zarar verebiliyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Hüseyin Mutlu, hamilelik döneminde tuz ve şeker tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. 

Hamilelikte tuzu tamamen kesmeyin 

Hamilelik döneminde anne ve bebek sağlığını etkilediği gerekçesiyle tuzu tamamen kesmek doğru bir yaklaşım değildir. Anne ve bebeğin sağlığı için diğer elementler gibi sodyum yani tuza da ihtiyaç vardır. Tuzu tamamen kısıtlamak yerine yemeklerin ve sebzelerin lezzetini sağlayacak oranda kullanılmasına dikkat edilmelidir. Günde bir çay kaşığını geçmeyecek şekilde kullanılan tuz anne veya bebeğe bir zarar vermemektedir. Ancak hamilelik öncesinde yüksek tansiyon sorunu olan anne adaylarının tuzu tamamen kısıtlamaları gerekebilmektedir. 

Aşırı tuz kalp ve böbreğinizi etkileyebilir

Gebelik döneminde fazla tuz tüketilmesi aşırı sıvı birikimiyle birlikte, özellikle bacaklarda ve yüzde ödeme neden olabilmektedir. Yüksek tansiyonla birlikte böbrekler ve kalbi de etkileyen aşırı tuz tüketimi, anne adayında ağır tablolar oluşturabilmektedir. Hamileliğin her döneminde tüketimine dikkat edilmesi gereken tuz kullanımı, ciddi mide rahatsızlıklarına da yol açarak kalitesiz bir gebelik süreci yaşanmasına yol açabilir. 

Hamilelikte şeker kontrolünü ihmal etmeyin 

Hamilelik döneminde, hormonlarının şeker metabolizmasında diyabet hastalığına benzer bir tablo oluşturmasıyla ortaya çıkan gebelik şekeri belirti vermeden ilerleyebilir. Klasik diyabetteki gibi ağız kuruması, sık idrara çıkma ve aşırı su tüketimi hamilelikte zaten görülen belirtilerdir. Gebelik şekeri varlığını ortaya koyabilmek için hamileliğin 24-28 haftaları arasında şeker yükleme testi yapılması gerekmektedir. 

Gebelik şekeri erken doğuma neden olabilir 

Gebelikte görülen diyabet hastalığının fazla şeker tüketilmesi ile direkt ilgisi bulunmamaktadır. Ailesinde diyabet hikayesi olan anne adaylarının yanı sıra: 

•    Önceki hamilelikte gebelik şekeri teşhisi konulan 
•    35 yaşından büyük 
•    Polikistik over sendromu olan
•    Önceki doğumunda 4 kg. üzeri bebek dünyaya getiren 
•    Hamilelikte sigara kullanan anne adayları gebelik diyabeti bakamından risk altındadır.

Plasenta yoluyla beslenen bebek annedeki yüksek şekerden olumsuz etkilenmektedir. Bebeğin iri doğmasına neden olabilen gebelik şekeri kontrol altına alınmazsa, akciğerlerin gelişememesi; doğumsal bozukluklar, erken doğum hatta bebeğin kaybına bile neden olabilmektedir. Hamilelikte saptanan gebelik şekeri genellikle bebek dünyaya geldikten sonra düzelmektedir. Ancak, doğum yapan annelerin yaklaşık % 10’unda gebelik diyabeti kalıcı diyabet hastalığı olarak devam edebilir. 

Masum sandığınız gıdalara dikkat edin 

Anne bebek sağlığı bakımından hamilelik döneminde tüketilen besinlere dikkat edilmelidir. Her ne kadar gebelik şekerinin tatlı tüketimiyle direkt olarak bir ilgisi bulunmasa da yoğun şeker içeren tatlılardan uzak kalmak önemlidir. 

•    Beyaz un içeren gıdalar yerine, tam buğday ve çavdarlı ürünleri tercih edilmelidir. 

•    Meyve tüketimini de sınırlandırmak gerekir. Meyvelerin birçok vitaminle birlikte posa içermesine rağmen şeker içerdiği unutulmamalıdır. 

•    Bol sıvı tüketimi ve hafif egzersizler, kan şekeri dengesinde önemli rol oynamaktadır. 

•    Ara öğün olarak tüketilecek olan kuru meyve ve bir avuç kuru yemiş hem şeker dengesi hem de bağırsak düzeni için faydalıdır. Tokluk hissinin yanında vitamin ve elektrolit dengesine de katkıda bulunur. 

•    Sıvı ihtiyacını gidermenin en sağlıklı yolunun su içmek olduğu unutulmamalıdır. Çay ve kahve tüketiminde 2 bardağı geçmemeye özen gösterilmelidir. 

•    Hazır meyve suları yerine, evde sıkılmış taze meyve suları tüketilmelidir. 

•    Cips, hazır çorba, konserve, hazır gıdalar, ketçap ve hazır salata sosları çok miktarda tuz içerdiği için hamilelik döneminde tüketilmemelidir. 

•    Enerji içecekleri elektrolit içerdiği için faydalıdır ama içerdiği fazladan sodyum bileşiklerinin de tuzlu olduğu unutulmamalıdır. 

•    Beyaz peynir, zeytin ve benzeri gıdalar suda bekletilerek tüketilmeli veya az tuzlu olanları tercih edilmelidir.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz